Türkiye'de Çerkeslik
 

5 milyona yakın nüfusuyla Türkiye’de Kürtlerden ve Zazalar dan sonra üçüncü büyük etnik nüfus Adıgeler(Çerkesler).

Güvenilir olduğunu varsaydığımız resmi nüfus sayımları da, tespit edilebilen köy sayısı kadarıyla “köy” nüfusunu 356.530 olarak gösteriyor(2007).

Şimdi bu rakamların bizler için hiçbir öneminin olmadığı ortadadır.Kaçı asimile olmuş,kaçı dilini biliyor,kaçı dışarıdan evlilik yapmış? v.s. diye sayarsak işin içinden çıkamayacağız.

Adıge Cumhuriyeti kadar düşük olmasa da doğum oranının da düşük seviyede olduğu bir gerçek.

Peki kendi kültürü ve tarihi ile az çok ilgili Adıge nüfusu kaç dersek, 100.000 mi?

Bu sayı bizim için önemli mi peki?

Değil, çünkü bu sayının içinde de kayda değer bir potansiyel yok.

Hal böyle olunca elindekiler ile yetinmek durumunda kalan bir millet çıkıyor karşımıza.Faaliyetleri de doğal olarak bu yetinilen nüfusun kapasitesi ölçüsünde gerçekleşiyor.

-Adıge ses sanatçımız var mı?

Sesi güzel olmasa da dilini bilen gencimiz birkaç ezbere şarkı söyleyince Adıge sanatçısı oluyor. Beğenmezsen vay haline. Zaten beğenmenin bir ölçütü yok. Dilini bilip de az çok şarkı söyleyebilen topu topu kaç kişimiz var ki?

Her Adıge dilini bilseydi, güzel sesliyi böyle mumla ararmıydık? Gülcan Altan hanımefendi bu durumda tek kurtarabildiğimiz değer gibi.Kaybettiklerimize bakınca ona bu işin eğitimini almış biri olarak değer vermemek elde değil.Gerçi kimsenin anlamadığı dilde Abzeh,Şapsığ sendromuna sahibiz bu ülkede ama neyse.

Adıgelik yetmiyor Abzeh,Şapsığız.(Kabardeyliğe özenen Batı Adıgeleri gibi)

Çerkeslik yetmiyor Kafkasyalıyız.

Kafkasyalılık yetmiyor Müslümanız.

-Tarihi araştıran, kişisel merakı ve maddiyatı ile bir şeyler yapmaya çalışan büyüğümüz var mı?

Adıge diasporasının tarihçisi hemen o olur. O ne derse araştırma yoksunu,tembel gençlik tarafından dedikleri doğru kabul ediliyor. Bunun yanında araştırma yapmadan, bir konu hakkında yazı yazabilecek kapasiteye sahip olmadan da tarih profesörlüğü yapanlar var.

En önemlisi, bu işin okulunu okumuş,araştırmacı,diplomalı tarihçilerin dediklerine kulak asmayanlar bile var. Hal böle olunca elin Rus’u bile bizim tarihimizi,adımızı bizden iyi biliyor. Bizim gençler ise bundan utanmıyor bile.

-Bir dans ekibimiz var mı?

Her dernek (il- hatta ilçe,köy) Çerkesi profesyonelliğe,oyunun hakkını vermeye aldırmadan kendi ekibini çıkartıyor.Hatta bunun reklamını yapıp çeşitli platformlar da , tv kanallarında gösteriye çıkabiliyor.

Oynanan oyunu biz bile beğenmiyorsak, başkalarının beğenmesini nasıl bekleyebiliyoruz?,

Oynanırken uyulan bir Şeşen, izlerken bıkılan bir Kafe olur mu? Dernek gençleri birde demez mi; “herkes oynamasını bilmez” diye.Köy düğünlerinde oynanan oyundan ne kadar farkı var bu ekiplerinin çıkarttığı oyunun? Hatta daha kötü olanları da yok değil mi? Tek fark açığı kapatan karizmatik kıyafetlerimiz ve oyunu aşan müziklerimiz.

Çünkü anavatan sayesinde kalitesini koruyan tek şeyimiz bu müzikler.Bize kalan kısımlarında kaliteden eser yok.Gelinde şimdi o emeklere acımayın! Bir de bu amatör ekipleri oynatacağım diye onun bunun kapısında “Büyük salon istiyoruz” diye ağlamak zorunda olanlara.

-Bir aydınımız var mı?

Maddi imkanı ve çevresi olan kişi, bir iki kitap çıkartmayla bu diasporanın aydını olabiliyor. Bu milleti ben temsil ediyorum edasıyla tv kanallarına çıkıp, kendi şahsi görüşlerini tüm diasporanın görüşü gibi sunarak demeçler verebiliyor. Aldığı temel yanlış ise bu kişinin aydınlığından kime ne?

Çerkes’in anlamını bilmeyenin yaptığı Çerkeslikten ne fayda gelir?

Emekleri boşa gitmez mi? Milyon dolarlar harcayıp ta izlenme rekoru kırmayan bir Çerkes filmi düşünün. Çerkeslikle alakası yoksa, doğru tanıtmıyorsa bu milleti bu filme sahip mi çıkacağız?

-Siyasi temsiliyetin var mı? Siyasi partin var mı?

Üye sayısı 500’ü bulmayan, çıkarttığı dergisi 1000 satmayan dernek/federasyon siyasette alenen bir akımın destekçisi olabilip,6 milyonu temsil ettiğini söyleyebiliyor.Adına hala kültür derneği deniyor.Kendisine bu ülke tarafından verilen ve Türkçe olan “Çerkes” adını bile kullanmaya korkarak kendine Çerkes diyen bu milleti temsil edebiliyor.

-Ortada bir millet var mı?

Ülkenin Başbakanı bile bize “Çerkes,Abaza” derken bizi sözde temsil edenler kendine bilerek,doğrusu bu diyerek Kafkas diyor.

Diasporanın en kalabalık nüfuslu Türkiye Adıgesi, bunca yıldan beri TEK bir Çerkes dansları sergileyen dans ekibi çıkartamıyor.Tüm ülke çapınca olmasa da il bazında bir ekibi bile yok.En iyi dansçılarını, en iyi akordeonistlerini/saz sanatçılarını, en iyi şarkıcılarını bir araya getirmekten yoksun kalabiliyor, neden bir federasyon kurduklarının farkında bile olamıyorlar.

Elindekiler ile yetinmek zorunda kalmasına rağmen , bunu bile kullanabilecek potansiyele veya zekaya sahip olamıyorlar.

Saçma sapan veya basit amaçlar için bir araya gelen ve üye sayısı 10.000’leri bulan derneklerin yanında yok olmaya yüz tutmuş bir milleti yaşatmak için kurulan Çerkes derneklerinin üye sayısı bırakın binleri, yüzlerle ifade ediliyor.

Her şeye rağmen diasporada Çerkesliğin geleceği olmadığını görenler, hala daha kişisel egolarını tatmin için sözde Çerkeslik,Kafkasyalılık yapıyorlar. Kullandıkları metot ve izledikleri yolun yanlışlığı nedeniyle zamanlarını ve emeklerini boşa harcıyorlar. En kendine Adıge’im diyenin bile anavatana dönmek işine gelmiyor.

Acizlikleri ve fakirlikleri nedeniyle tek yapabildikleri şey olan Bağımsız Birleşik Kafkasya narası atan gençler ve bu ideoloji de zaten yıllardır ne anavatan nede diaspora coğrafyası için gram fayda sağlamıyor

.Ne Abhazya savaşında Abrek olup savaştılar, ne Çeçen mücadelesinde Müslüman Çerkes(Adıge) kimliği ile sözde cihat edebildiler nede Türkiye’de hak arayabildiler.Ne öldürülen değerlerine sahip çıktılar, ne de haklarını aramak için bağırmaktan,yürümekten öteye gidebildiler.

Bırakın dilini-kültürünü bilen Çerkes gencini, doğru ile yanlışı ayırt edebilecek gençler yetiştiremedik.

Kitap okuyan, eline işini alabilen,kültürlü olsa bile kendi kültüründen haberdar genç yetiştiremedik.

Bir yanı artı iken , en önemli yanı mutlaka eksi nesiller oldular.

Zamanında iyilerden en iyisini seçerlerken; şimdilerde kötülerin en iyisini seçecek duruma gelecek kadar acizleştik.

Her şeyin başında ;

KENDİLERİNİ KENDİ ADLARI İLE İFADE EDEMEDİLER.
KENDİLERİNE ADIGE(ÇERKES) BİLE DİYEMEDİLER.


Böyle bir ortamda ve kalite ölçüsünde demelerinin de pek kıymeti kalmadı ya, neyse…






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Siteniz:
Mesajın:
 
  Bugün 32 ziyaretçi (183 klik) kişi burdaydı! Copyright 2009 Your Website | CSS Template By Cherkess Design  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
https://img.webme.com/pic/n/naazimcadeneme/gri1.gif